İnsanların kalabalıklar içinde yalnızlaştığı, sosyal ilişkilerin zayıfladığı, komşuluk ilişkilerinin yok olmaya yüz tuttuğu, insanların sanal ortamlarda yaşamaya başladığı günümüz dünyasında O’nun ahlâkını öğrenmeye, öğretmeye, O’nun örnekliğine dünden daha çok ihtiyacımız vardır. Onun içindir ki, Hz. Peygamber (s.a.v.)’i gücümüz yettiğince tanımak, tanıtmak hepimizin üzerine düşen önemli bir görevdir.
Alemlere rahmet olarak gönderilen, bizler için O’nda güzel örnekler olduğu bildirilen ve ahlâkı Kur'an olan Hz. Muhammed (s.a.v.) güvenilir bir insandı. O, cahiliye devrinin yaygın kötülüklerine bulaşmadı, tertemiz büyüdü. Çevresinde en mert, en iyi huylu, en asil, komşuluk haklarını en iyi gözeten , en uysal, en doğru sözlü ve en güvenilir kimse olarak tanındı. O, gençliğinde “Muhammed’ül Emin” olarak meşhur oldu.
Hz. Muhammed (s.a.v.) ilk vahyi müteakip evine geldiğinde, Hz. Hatice kendisine ‘Korkma! Allah’a yemin olsun ki, O hiçbir zaman seni utandırmaz. Çünkü sen akrabana bakarsın, aciz olanların işini yaparsın; fakire yardım eder, misafiri ağırlarsın; hak yolunda ortaya çıkan meselelerde halka yardım edersin’ diye teselli ederken O’nun el-Emin sıfatını dile getirmekteydi.
Hz. Muhammed (sav), müşrikleri İslam’a açıktan davet edeceği zaman Safa Tepesi’ne çıktı ve müşriklere şöyle seslendi: “Şu vadide düşman süvarileri var, bize baskın yapacaklar desem inanır mısınız?” Onlar: “Evet inanırız. Senden doğru sözlü olmaktan ve dürüstlükten başka bir şey görmedik” dediler.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’e inanmamasına rağmen müşrikler mallarını O’na emanet ederlerdi. Hz. Muhammed (s.a.v.), Mekke’den Medine’ye hicret ederken yanında bulunan emanetleri sahiplerine ulaştırmak üzere Hz. Ali’ye teslim etmişti.
Resulullah (s.a.v.) bir gün pazarda yanında bir kap içinde bir miktar zahire (arpa, buğday) satan bir adamın yanından geçerken mübarek elini kabın içine daldırdı. (Zahire ıslaktı) Adama “Sen hile yapmışa benziyorsun. Hile yapan bizden değildir” buyurdu.
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in hayatından kesitlere baktığımızda, O’nun güvenilir bir insan olarak peygamberlik verilmeden önce de “el- Emin” olarak anıldığını görürüz. Müşriklerin en azılısı Ebu Cehil bile “ Biz seni yalanlamıyoruz fakat senin getirdiğini (vahyi) yalanlıyoruz.” derken O’nun ne kadar güvenilir bir insan olduğunu vurguluyordu.
Bizlere düşen Hz. Muhammed (s.a.v.)’in örnek hayatını, ahlâkını en iyi şekilde öğrenmek , öğretmek ve günlük hayatımızda referans almaktır. Unutmayalım ki “Kişi sevdiği ile beraberdir.”
Ne mutlu Allah’ın Resulü’nü kendine örnek alan mü’minlere…